Çift olmak insanın hem kendi ruhuna hem de eşinin ruhuna tanıklık etmesidir, iki farklı tarihin ve iki farklı doğanın bir araya gelerek yaşam yolculuklarını el ele sürdürmesidir.
Eşler, ilişkiden beslendiği kadar yıpranır da… Zaman zaman hayal kırıklıkları, zaman zaman sıkışmışlık, aşırı feragat veya yabancılık hissi kaplar çiftleri. Aslında eşlerimizde hep önce kendi ruhumuzun bir kör noktasını keşfederiz ve eşimizi tanırken aynı anda kendimizi de daha derinlemesine tanıma fırsatı buluruz.
Yaşayan ve birbirine açılan bu iki insan gün gelir ilişkilerinde bir dönüm noktasına varır. Evrensel olarak sevginin doğasında yer alan çelişkilerin bir tezahürüdür bu. İlişkiyi sürdürmek de bitirmek de hak ettiği ciddiyet ve sorumluluk duygusu içinde yaşanmalıdır. Böyle zamanlarda çift terapisi erkek ve kadının hem kendi içindekileri görmeleri hem de ilişkide yaşayan kendilerini tanımaları için bir fırsattır…
