Bilinçdışının bir eğlence, bir salon oyunu yapılabilecek bir şeye dönüştürülebileceğini sanmak büyük bir yanılgıya düşmek olur. Bir nevroz söz konusu olduğunda, bu, patlamaya hazır bir şarj gibi, bilinç dışında bir enerji üretiminin işaretidir. Burada tedbirli olmak gerekir. Derinlere gömülmüş, görünmeyen bir şey, er geç yüzeye çıkabilecek (çıkmayabilir de) bir şey harekete gelebilir. Tıpkı bir artezyen kuyusu kazmak niyetiyle işe başlayıp bir volkanla karşılaşmak gibi… Ancak işin en tehlikeli yanı nevrotik arazlar değildir. Öyle insanlar vardır ki, görünürde normaldir ve özel bir nevrotik araz belirtisi göstermezler. Ancak analitik teknik bilinçdışını harekete geçirdiğinden ve ön plana çıkardığından bazı vakalarda sağlıklı telafi mekanizması bozulur, bilinçdışı dizginlenmesi olanaksız fanteziler doğurur ve öyle güçlü durumlar ortaya çıkarır ki bazı koşullarda akıl hastalıklarına, dahası intihara bile götürür insanı. Bu uyur durumdaki psikozlara sık rastlanmaktadır. Böyle vakalara toslama tehlikesi, kendisi nice deneyim ve beceri sahibi olursa olsun, bilinçdışının analizi ile uğraşan herkes için vardır. Beceriksizlik, yanlış fikirler, keyfi yorumlar gibi şeyler yüzünden aslında ille de kötü bitmeyecek vakalar kötü biter.
Tedavideki risklerden başka, bilinçdışı dünya, dururken de tehlikeli olabilir. En sık rastlanan tehlikelerden biri kazalara neden olmasıdır. Bir sürü kaza (halkın tahmin edemeyeceği ölçüde) ruhsal nedenlere bağlıdır. Tökezleme, bir yere toslama, parmaklarını yakma gibi önemsiz sakarlıklardan tutun da araba kazaları, dağcılık facialarının nedeni de ruhsal olabilir; bütün bu kazaların ruhsal nedeni haftalar hatta aylar öncesinden hazırlanmış olabilir. Aynı şekilde bedensel hastalıklar meydana gelebilir veya kronikleşebilir.
Bütün normal durumlarda, bilinçdışının olumsuz veya tehlikeli olmasının nedeni onunla bir olmamamız, ona karşıt oluşumuzdur. Bilinçdışına karşı olumsuz bir davranış ya da bilinçdışından kopuş, bilinçdışının dinamiğinin içgüdüsel enerji ile özdeş olduğu sürece zararlıdır. Bilinçdışıyla ayrı düşmek içgüdünün kaybı ve köksüzlük demektir.
Doğaüstü, aşkın sıfatı ile nitelendirdiğim işleri başarıyla geliştirebilirsek eğer, uyumsuzluk sona erer. O zaman işte bilinçdışının olumlu yönünden yararlanabiliriz. Bilinçdışı o zaman cömert bir doğanın insana bahşedebileceği bütün teşvik ve yardımı sağlamış olur. Bilinçli zihinden uzak tutulmuş olanakları saklı tutar çünkü bütün eşik altı psişik içerikler, nicedir unutulmuş ya da savsaklanmış şeyler ile birlikte, arketipik uzuvlarında bulunan çağlar boyu birikmiş bütün bilgelik ve deneyimler emrine amadedir.
